Şeffaf Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi - Konya

ABA Terapisi ve Yapay Zeka

Yapay zekalar hayatımıza hızlıca dahil oldular ve son hızla daha fazla yer almaya da devam ediyorlar. Yapay zeka bizi ele geçirir mi geçirmez mi tartışmaları devam ederken neden batının olumlu yanlarını almayalım diyenlerin sayısı da bir hayli fazla. Ben de bugün NotebookLM'e Uygulamalı Davranış Analizi (Applied Behavior Analysis) konusunda kaynaklar yükledim ve bazı sorular sordum yanıtlar beklediğim gibi olsa da benim kısa sürede söyleyebileceğimden fazlasını bir anda önüme koyması hem hoşuma gitti hem hayrete düşürdü.

Demem o ki sevgili aileler siz de kısacık zaman ayırarak ve bu basit işlemlerle özel eğitim konusunda hızlıca temel bilgilere erişebilirsiniz. 

Sorduğum soru şuydu;

"ABA yöntemi diye bir yöntemin özel eğitim kurumlarında standart bir program olarak satılması doğru mu?"

Cevap:

Kaynaklara ve Uygulamalı Davranış Analizi’nin (UDA/ABA) bilimsel temellerine göre, ABA’nın "standart bir paket program" veya "herkese uyan tek bir yöntem" olarak satılması hem bilimsel hem de etik açıdan sorunludur. ABA, statik bir reçete değil, davranışın nedenlerini anlamaya ve kişiye özel çözümler üretmeye odaklanan bilimsel bir disiplindir.

Aşağıdaki noktalar, ABA'nın neden standart bir program olarak sunulmaması gerektiğini açıklamaktadır:

1. Davranışın Nedenleri (İşlevleri) İdyosinkratiktir

Modern UDA, davranışları sadece değiştirmeye çalışmak yerine, o davranışın altında yatan işlevi (nedeni) belirlemeyi şart koşar. Her çocuğun sergilediği davranışın nedeni (ilgi çekme, kaçma, nesne elde etme veya duyusal) kendine hastır. Standart bir program, davranışın gerçek nedenini analiz etmeden (İşlevsel Analiz) genel teknikleri üst üste yığma (behavior modification) riskini taşır; bu da müdahalenin etkisiz kalmasına veya daha kısıtlayıcı yöntemlerin kullanılmasına yol açabilir.

2. Bireyselleştirme Zorunluluğu

Müdahale planları; çocuğun beceri düzeyine, öğrenme hızına ve tercihlerine göre titizlikle kişiselleştirilmelidir. Kaynaklar, etkili bir eğitimin ancak çocuğun kendi değerleri, tercihleri ve motivasyonel durumları dikkate alındığında başarılı olacağını belirtir. Standart bir müfredat, her çocuğun farklı pekiştireçlere tepki verdiği gerçeğini göz ardı edebilir.

3. Sosyal Geçerlilik ve Kültürel Uyum

Bir müdahalenin başarısı, o ailenin değerlerine, kültürüne ve günlük rutinlerine ne kadar uygun olduğuyla (sosyal geçerlilik) ölçülür. Standart bir paket program, ailenin kültürel yapısını veya çocuğun yaşadığı çevrenin özel koşullarını dikkate almayabilir. Oysa etik kurallar, uzmanların "kültürel alçakgönüllülük" ile hareket etmesini ve müdahaleyi aileye uygun hale getirmesini gerektirir.

4. Bilimsel Veriye Dayalı Karar Verme

UDA, sürekli veri toplamayı ve bu verilere göre müdahaleyi anlık olarak güncellemeyi gerektirir. Standartlaştırılmış bir yapı, çocuğun ilerlemesini veya tepkisini izleyen "veri temelli karar verme" sürecini devre dışı bırakabilir. Oysa her adım, bir önceki adımda elde edilen başarıya (ustalaşmaya) dayanmalıdır.

Etik Açıdan Değerlendirme

Davranış Analistleri Etik Kodu'na göre, uzmanların hizmetleri bireysel ihtiyaçlara göre tasarlaması ve tüketicilerin (ailelerin) seçim haklarına saygı duyması zorunludur. ABA'nın standart bir ürün gibi sunulması, bu bilimsel yaklaşımın "analiz" (neden-sonuç bağı kurma) kısmının ihmal edilmesine neden olabilir.

Sonuç olarak; ABA ilkeleri evrensel olsa da, bu ilkelerin uygulaması her çocuk için terzi usulü (kişiye özel) tasarlanmalıdır. Bir kurumun "ABA yöntemi" adı altında tüm çocuklara aynı materyalleri ve aynı adımları içeren sabit bir paket sunması, yaklaşımın temelindeki "analitik" ruhu ve etik standartları yansıtmamaktadır.

Bu sitede kullanıcı deneyimini geliştirmek ve sitenin verimli çalışmasını sağlamak için çerezler kullanılmaktadır. Daha fazla bilgi için Çerez Politikamızı okuyun.

Tamam